Erkekler Neden Aldatır?

Makalenin genelinde, “konunun uzmanları ya da uzmanlar” ifadesine sık rastlayabilirsiniz zira kişi, kurum isimleriyle sizleri sıkmak istemiyoruz. İlişkilerde aldatan tarafın daha çok erkek olduğu tezinden hareketle böyle bir başlık seçtik. Bu bir şehir efsanesi; kadınlar da aldatıyor, üstelik neredeyse erkekler kadar diyenlerin ise ellerinden sıkar, kafa durumumuz müsait olduğunda kaleme alacağımız “aynısının kadını” başlıklı içeriğimizi müjdeleriz. Gelelim kırılma noktasına;

Evlilik danışmanı olduğunu ve 200 evli erkeğe konuyu sorduğunu iddia eden Neuman’a göre erkek “genel kanının aksine” daha çok seks için aldatmıyor. Yüzde 10’dan daha az bir oranda işin fiziksel bir boyutu olduğunu saptamış. Er kişi sadece cinsel yönden değil duygusal yönden de tatmin olmak istiyor. Özeti bu. Yine uzmana göre erkekler; anlaşılmak, takdir edilmek ve ilgi görmek istiyor. Yani, “elin kıllı bıyıklı adamı, ne anlarmış takdir edilmekten; dayarız önüne çorbayı, seyrederiz tavanı” dememek lazım. Tabi bu arkadaşın denekleri ecnebi ve Türk – Akdeniz kültürüne ne kadar yaklaştırılır takdirinize bırakıyoruz. Sosyolojik ve psikolojik derin tahliller vardır elbet. Paragrafı şu ifadeyle bağlayalım: “Her başarılı erkeğin ardında kadın vardır” ifadesinin, bir bakıma “good boooy” deyip takdir eden kadına atıfla vecizeleştirildiği vurgulanmış. Yani bu sefer de biz muhatabımıza diyoruz ki, hiçbir şey yapamıyorsan iki kavanoz açtır, ampul değiştir sıvazla sırtını.

Yine uzmanlara göre nedeyse aldatan adamın yüzde 70’e yakını, “ulan yanlış da yapıyoruz ama hayrolsun” diyerek biraz buruluyor, suçluluk duygusu duyuyor iş bittikten sonra da pişmanlık hissediyor. Yani mikron boyutundaki ve bu duygu yine de erkeği durdurmaya yetmiyor durum bu. Asmayın yüzünüzü! Hadi biraz dolu tarafından bakalım, erkeklerin neredeyse tamamı “keşke yapmasaydım” dermiş. Pat küt hızlı hızlı gidiyoruz ama “Üzüm üzüme baka baka…” da atlanmamalı. Yine derler ki adamın yakın arkadaşı sevgilisini aldatıyorsa yanındakileri de bataklığa çekmesi olası. Yani kopuğu yanından uzaklaştırın demekteler.

Ne demiş Victor Hugo; “Az yalan söylenmez; yalan söyleyen her yalanı söyler.”

Peki diğer kadınla ya da erkeklerle nerede tanışılıyor sorusuna da cevaplar arayalım. Evet aklımıza ilk gelen doğru: iş ortamı. 200 erkeğin neredeyse yarısı, “sabahlar olmasın” demeye iş yerinde karar veriyor. Gelsin zurnaya para sıkıştırmalar, gitsin ekstre gizlemeler vah başımıza gelenler. Komplimanlarla başlıyor ve süreç ivmeleniyor demekteler. Bir proje için buluşmalar; birlikte yenen öğle yemekleri, iş seyahatleri bu yeni kadını piramidin tepesine oturtuveriyor. Metreslerinin (bu kelime de ne iticidir) eşlerinden daha çekici olduğunu söyleyenler hadsiz bir şekilde evde nemli gözlerle bekleyen eşlerine çirkin demekteler. Yazarken tiksindim resmen. Bu paragrafı da geçelim…

Yataktaki zayıf kadından sıkıldığı; doyumsuzluğunu, skor ve EGO peşinde koştuğu gibi klişeleri bir kenara ayırırsak erkek; mutlu ve özgür değilse, uzaklardaysa, hamile eşine acımıyorsa, alışkanlıklarına saygı duyulmuyorsa, benimle konuş yalnızım sinyallerine cevap alamıyorsa aldatıyormuş. Özgüven kazanmak için aldatıyor; heyecan istiyor ve büyüyememiş diyenler de mevcut; bilgi düzeyindeki farklılıklar yüzünden diyenler de.

Çok dağıttık toparlayalım. Çoğu kadın, “bir kere olduysa ve gözüme sokmazsa” görmezden gelirim demekte. Yani bize demez belki ama içinden der en azından… Bu yazının başından beri bahsettiğimiz denek arkadaşların ise neredeyse yüzde 80’i kadını resmen kadrolu bordrolu yapmış ve münasebeti sürdürmekte. Yani erkekleri toparlayacak bir veri aradım ama nereden tutsak elimizde kaldı görüldüğü üzere.. Yine de tüm erkekler aldatır dememek lakin ipleri de gevşetmemek gerekli. Bırak uzmanı muzmanı sen bir erkek olarak ne diyorsun derseniz, biz de en sertini söyleyelim o halde: “Erkek doğası, mücadele ederek engelleri aşmak ve sonunda amacına ulaşmak üzere kurgulanmıştır. Amacı yaptığı kadını elde ettikten sonra sıkılır. Yeni yeni savaşlar ister, başka bir kadını amacı yapar.” Yani kadın güzel de olsa bir dert, 4 çocuk doğursa da bir dert.”

Genel erkek çalışma prensibini özetledim yoksa altına imza attığımdan değil belirteyim. Ölene kadar tek kadını severek ona bağlı kalma düşüncesi, ömrünün sonuna dek ulaşabildiği kadar kadına ulaşma düşüncesine ağır basarsa erkek aldatmaz.

Ortalığı kızıştıracak son soru: “İnsan doğası ömür boyu tek eşliliğe uygun mudur?”

İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim → Inter Star & Kanal 6 & Hür FM → Vatan Gazetesi → Turkcell → Bilge Adam → Boxer Dergisi → NTT Docomo → StarGrup - Şu sıralar Anadolu Üniversitesi Tarih bölümü öğrencisi.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.